|











 |
Bayraklı - Tepekule (Eski İzmir)
Smyrna'nın (İzmir) ilk kurulduğu bölgedir. İzmir Körfezi'nin
kuzeydoğusunda yeralır. Kral Tantolos'un mezar kalıntılarının da
bulunduğu Tepekule'de kazı çalışmaları halen devam etmektedir. İÖ.
3000'den itibaren sürekli yerleşim alanı olarak varlığını
sürdürmüştür. Truva-Yortan ve Hitit uygarlıklarına ait buluntular
vardır. İÖ. 7.yy'a ait megaron tipi evler ile Tantalos'un mezarı
önemli arkeolojik kalıntılardır.
Agora
İzmir'in Namazgah - Tilkilik mevkiindeki
Roma dönemine ait devlet agorasının büyük bir bölümü ortaya
çıkarılmıştır. 1927 yılında başlayan kazılar sırasında ortaya çıkarılan
Poseidon, Demeter ve Artemis heykelleri İzmir Arkeoloji Müzesi'nde
sergilenmektedir. İzmir şehrinin M.S. 178 yılında yaşadığı büyük
depremde zarar gören Agora, İmparator Marküs Averlius'un yardımlarıyla
yeniden inşa edilmiştir.
Efes - Selçuk
Selçuk'un 3 kilometre güneyinde, Panayır
ve Bülbül Dağı yamaçları Ayasuluk Tepesi mevkiinde kurulu Efes, 12 İon
kenti içinde günümüze kalan en önemli antik kenttir. Smyrna gibi M.Ö.
3000 yıllarında kurulan Efes, dönemin en önemli liman kentleri
arasındaki yerini uzun süre korumuştur. Doristilası üzerine Ege
kıyılarına gelen İon'lar Efes'e yerleşmiş, daha sonra Lidya egemenliği
döneminde şehirlerini geliştirmişlerdir. M.S. 1.yüzyıl'da meydana gelen
depremle büyük hasar gören Efes, İmparator Tiberius zamanında yeniden
imar edilirken, Hellenistik yapı yerine tüm kent Roma karakteri
yapılarla dolmuştur. Siyasi ve ticari önemi büyük bir kent olan Efes,
Meryem Ana'nın gelmesi ve St. Jean'ın burada yaması nedeniyle de bir
dini merkez haline gelmiştir.
Tarih boyunca birçok uygarlığa evsahipliği yapan Selçuk'ta İon, Roma,
Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda yapı varlıklarını
günümüzde de sürdürmektedir. Hrıstiyan dünyasının kutsal hac yeri Meryem
Ana Evi ziyarete açıktır.
Tiyatro
Antik Efes kentinin görkemli yapıları yıllara meydan okurcasına dimdik
ayakta dururken, bunların en muhteşemlerinden biri 25 bin kişilik
tiyatrodur. Kuzeybatısında 2 İonik sütunlu helenistik çeşmenin bulunduğu
tiyatronun, ilk kez yine Helenistik dönemde yapıldığı bilinse de
günümüze kadar ayakta kalan yapının İmparator Cladius zamanında
inşaasına yeniden başlandığı, İmparator Trinus (98-117) döneminde
tamamlandığı bilinmektedir. Tiyatronun ön kısmında oldukça sağlam ve iri
taşlardan yapılmış soyunma yerleri belirgin şekilde görünmekte ve bugün
de hala kullanılmaktadır. İlk dönemde 3 katlı olan tiyatro, her biri
22'şer basamaklı üç bölümden oluşur. Sahne binası 18 metre
yüksekliğindedir. 25x40 ebatlarındaki sahnenin arka duvarları son derece
süslü ve nişleri içinde heykellerin bulunduğu bir görünüm taşımaktadır.
Akustiği
muhteşem olan tiyatronun tribünleri, sahnenin rahat görünebilmesi için
çok dik inşa edilmiştir.
Ticaret Agorası
Tiyatronun karşısında yer alan ticaret agorası giriş kapıları ve alanı
çevreleyen sütunları ile dikkat çeker. Esas yapı Hellenistik olmakla
birlikte, bugün kalıntıları görülen agora, İmparator Agustus döneminde
yenilenmiştir. Dört tarafı stoa ile çevrili agora 2 katlı, çift kolonlu
ve dorik üslupludur.
Mermer Cadde
Efes antik kentinin güneydoğusunda bulunan Magnesia kapısından Koresos
kapısına kadar uzanan 400 metrelik mermer cadde, M.S. 5.yüzyılda yeniden
yapılmıştır. Caddenin altından geçen kanalizasyon sistemi denize kadar
uzanır. Mermer cadde ile Celsus Kütüphanesi arasındaki açık alanda
Auditorium bulunduğu ve burada konuşmaların yapılıp şiirler okunarak
söylevler verildiği bilinmektedir.
Celsus Kitaplığı
Agora'nın güney tarafında bulunan Celsus Kitaplığı M.S 135 yıllarında
Asya konsülü Julius Celsus Halemaeanus adına oğlu Julius Agiula
tarafından Romalı mimar Vitruoya'ya yaptırılmıştır. Dıştan iki katlı
içten 15 metre yüksekliğinde tek bir salondan oluşup, salonu çevreleyen
3 katlı galerilerden duvara serpiştirilmiş pencerelerden ışık süzülür,
arka duvardaki bir kapıdan ise Celsus'un mezarına geçilir.Kazılar
sırasında Celsus'un burada bulunan heykeli halen İstanbul Arkeoloji
Müzesi'nde sergilenmektedir. Roma mimari özelliklerini yansıtan yapının
ön cephe dekorasyonu devrin en güzel örnekleri arasında yer alır. Yine
ön cephe kolonları arasında bulunan 4 kadın heykeli "Akıl, Kader, İlim
ve Erdem" öğelerini sembolize eder. Bu heykellerin orjinalleri ise bugün
Viyana Müzesi'nde bulunmaktadır. Döneminde dünyanın sayılı bilim adamı
ve düşünürün yetişmesine aracı olan Celsus Kitaplığı'ndaki parşomen
ruloların nemden etkilenmemesi için iki tarafı tuğladan örülmüş kapalı
raflarda koydukları belirlenmiştir.
Aşk Evi
Mermer Cadde'nin Kuretler Caddesi ile kesiştiği noktada bulunur. Yol
üzerinde kazılmış sol ayak ve bir kadın başı görülür. Bu iki görüntü
dünyanın ilk reklam panosu olarak değerlendirilmekte ve az ileride kadın
bulunabileceğini haber vermektedir. Bu ilginç ev M.S. 1.yüzyıla
tarihlenmektedir, ana bir hol ve buraya açılan birçok odadan oluşmakta,
içinde burada çalıştığı sayılan kızlara ait mozaik portreler yer
almaktadır.
Yamaç Evler
Celsus Kütüphanesi'nden Kuretler Caddesi'ne dönüşte sağ tarafta Bülbül
Dağı'nın yamaçlarında kentli zenginlerin ikamet ettikleri evlerdir.
Yakın zamanda restore edilerek orjinallerine daha yakın hale
getirilmişlerdir. Evler geniş merdivenlerle caddeye dikey olarak
açılmakta, duvarlarında fresk mozaiklerle süslü kaplamalar
bulunmaktadır. Efes'te bunların dışında son derece büyük arkeolojik
öneme sahip Skolastika Hamamı, Hadriyan Hamamı, Domitian Tapınağı,
Tirainan Çeşmesi, Devlet Agorası, Belediye Sarayı, Odeon, Stadyum,
Akropol, Bizans Hamamları, Çifte Kiliseler (Konsül Kilisesi) , Liman
Hamamları, Arkadiana (Liman Caddesi) bulunmaktadır.
Artemis Tapınağı
Dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilen Efes Artemis Tapınağı,
Selçuk'tan Kuşadası yoluna girişte sağ tarafta bulunmaktadır.
Efeslilerin ilk yerleşimlerinin burada olduğu, daha sonra depremle
yıkılmasının ardından Roma İmparatorluğu'nun yardımı ile yeniden ve daha
görkemli olarak inşa edilmiştir. Tapınağın temel kalıntıları
durmaktadır. 127 sütunlu Artemis Tapınağı'nın cephedeki 36 sütunu
kabartmalıdır. Tapınağın uzunluğunun 125 metre, genişliğinin 60 ve
yüksekliğinin ise 25 metre olabileceği tahmin edilmektedir. Tapınağın en
eski kalıntılarının M.Ö. 6.yüzyıla kadar tarihlendiği, ikinci kez
yapılışında ise 105 metre uzunluluk, 55 metre genişlik, 25 metre
yükseklikte inşa edildiği ve 600 metrekarelik alana yayıldığı
bilinmektedir. M.S. 263 yılında Got'lar tarafından saldırıya uğrayan
tapınak yıkılmış ve yağma edilmiştir. Bugün ören yerindeki kazılar halen
sürmektedir.
St. Jean Bazilikası
Bizans İmparatoru Justinyen'in MS. 6.YY.'da, Hz. İsa'nın
havarilerinden St. Jean adına yaptırdığı Ayasuluk Tepesi'ndeki bazilika
40x110 metre boyutlarındadır. Batıdan girilen yapının planı bir haçı
andırır. St. Jean'ın mezarı da burada bulunmaktadır. |